Türkçe | English

2-B Arazileri ve Yapılan Düzenlemeler

04.02.2012

Orman Vasfını Kaybetmiş Hazine Arazileri

Orman vasfını kaybetmiş hazine arazileri ya da 2B arazileri, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dâhilinde, orman vasfını yitirmiş, kadastro marifetiyle orman alanları dışına çıkartılmış, bir daha geri kazanılamayan ve ıslah edilemeyen arazilere denir. 2B, 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun 2. maddesi B bendi için kullanılan bir kısaltmadır.

Yaklaşık 473 bin hektarlık alanı kaplayan bu araziler üzerinde, su, doğalgaz, elektrik gibi alt yapısı, devlet tarafından sağlanmış bulunan 400 bin civarında yapı mevcuttur. Orman vasfını kaybetmiş olan bu araziler günümüzde orman köylüsü olmayan kişi ve kuruluşların işgali altındadır. Bu arazilerin %80'i, Antalya, Mersin, Kocaeli ve Yalova gibi rantı yüksek illerde bulunmaktadır.

2B Arazilerinin Hukuki Boyutu Ve Satışı

Bu arazilerin satılması durumunda hazineye 5 ila 20 milyar dolar gelir getireceği öngörülmektedir.

1945 yılında Türkiye'deki tüm ormanlar devletleştirildi. Orman vasfını kaybetmiş arazilerin, orman köylüsü dışındaki üçüncü şahıslara satışı Anayasanın 169. ve 170. maddeleri gereği yasaktır.

2B'nin satışına imkân veren yasa düzenlemesi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 2009 yılının başlarında onaylandı. Tapu kanununda yapılan değişikliklerle, 31 Aralık 1981 tarihinden önce orman vasfını kaybeden ve tekrar orman haline getirilemeyeceği bilimsel açıdan onaylanan arazilerin kadastro çalışmaları yapılabilecektir.

Eleştiriler

2B'nin satışı daha önce Anayasa değişikliği ile gerçekleştirilmeye çalışıldı, ancak dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in veto etmesi nedeniyle gündemden düştü.

TEMA Vakfı, “2/B Arazileri Satılmasın” isimli bir imza kampanyası başlattı.

2B düzenlemesi çeşitli kesimlerce eleştiri konusu oldu. CHP Muğla milletvekili Fevzi Topuz, 2B'nin anayasa değişikliği yapılmadığı sürece satışının mümkün olmadığını ve AKP hükümetinin 2B düzenlemesinin orman arazisi işgalcilerinin oyunu almaya yönelik bir seçim hilesi olduğu öne sürdü.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, "Önergeler ne okunuyor ne de okununca anlaşılıyor. Bu önergeler Meclis Genel Kurulu'nda yoktu son anda bir yerlerde hazırlanarak getirildi. Orman dışındaki arazileri parayı verene satmaya hazırlanıyorlar. Kınıyoruz. Hukuku arkadan dolanarak aşabilmeyi sağlamaktadırlar ama tekrar hukuka yakalanacaklardır" dedi.

2011 Düzenlemesi

2011 yılında AKP öncülüğünde bu arazilerin satışı yeniden gündeme geldi.

15 Kasım 2011 günü Başbakan Yardımcısı başkanlığında toplanan Ekonomi ve Koordinasyon Kurulunda, orman vasfını kaybetmiş Hazine arazileriyle ilgili yasa taslağına son şekli verildi. Orman Köylülerinin Kalkındırılması ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi Hakkında Kanun Taslağı Bakanlar Kurulu’na sunulacaktır.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, 2-B arazilerine ilişkin kanun taslağını 15 gün içinde Bakanlar Kuruluna sunacaklarını bildirmiştir. İlgili Bakanlık‘‘31 Aralık 1981 tarihinden önce orman vasfını kaybetmiş alanlar 2-B kapsamında olacak’‘ demiştir.

Taslakta, kanunun amacı Hazine adına orman dışına çıkarılan ve çıkarılacak yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen orman içi köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi olarak özetlenmiştir.

Taslak Bakanlar Kurulu’na sunulmuştur.

Maliye Bakanlığı 2012 başında 2B arazileriyle ilgili taslağın neredeyse hazır olduğunu belirterek, “Yakında Meclise sevk edilmiş olacak” dedi. Maliye Bakanı, 2B arazilerine ilişkin taslakta 6 ay süre öngörüldüğünü belirterek, defterdarlıklara hazırlıklarınızı tamamlayın talimatı verdi.

Taslağın İçeriği

Yasa taslağına göre öncelikle orman arazisi üzerinde fiili kullanım durumu, varsa üzerindeki yapı veya ağaçların kime veya kimlere ait olduğu, kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığını gösteren listeler hazırlanacak.

Orman kadastro komisyonlarınca orman dışına çıkarılan ve çıkarılacak olan yerlerden 2-A alanlar belirlendikten sonra Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü tasarrufuna geçirilecek. 2-A araziler, taşınmasına karar verilen orman köylerinin kısmen veya tamamen yerleştirilmesi için bu kişilere satılacak. Bu kişilere, satın almaları için 3 ay süre tanınacak. Bu süre Bakanlar Kurulu kararıyla 6 aya kadar uzatılabilecek.

Köylerin taşınması sonrası boş kalan araziler ise Orman Genel Müdürlüğünce kamulaştırılacak ve devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılacak. Kamulaştırma işlemlerine yapılan itirazlar iskanla ilgili işlemleri durduramayacak.

Taslağın 9. maddesine göre konuyla ilgili davalarda yürütmeyi durdurma ve tedbir kararı verilemeyecek. Bu yerlerde hak iddia edenlerin açtıkları davalar, davacılar lehine sonuçlandığında taşınmazlar genel hükümlere göre kamulaştırılacak.

Orman Genel Müdürlüğü, Orman köylüsünün gelir seviyesini yükseltmekle de görevli olacak. Bunun için sağlanacak işletme araç ve gereçleri ile gerekli diğer girdilerin doğrudan veya kredi yolu ile karşılanacak. Güncelleme listeleri veya kadastro tutanaklarına göre 2-B arazileri kullandıkları tespit edilen kişiler, süresi içinde başvurmaları ve belirlenen satış bedelini ödemeleri durumunda ‘hak sahibi’ sayılacaklar. Güncelleme listeleri veya kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 6 ay içinde başvurarak, bu yerlerin bedeli karşılığında kendilerine satılmasını isteyebilecekler. Bakanlar kurulu bu süreyi 1 yıla kadar uzatabilecek.

Belediye sınırları içinde olan 2-B arazilerin bedel tespitinde bin metrekare sınırlaması uygulanacak. Buna göre taşınmazın bin metrekareye kadar olan kısmı için satış fiyatı, rayiç bedel ile emlak vergi değeri toplamının yarısı olacak. Bin metrekareyi aşan bölüm ise rayiç bedel üzerinden fiyatlanacak. Belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan taşınmazların tamamı ise büyüklüğüne bakılmaksızın, rayiç bedel ile emlak vergi değerinin toplamının yarısı olacak.

Satış bedelinin ‘peşin’ ödenmesi durumunda, tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 2 ay içinde ödeme yapılması gerekecek. Satış bedeline itiraz edilemeyecek ve dava açılamayacak.

Bu haktan yararlanmak isteyenler, belediye ve mücavir alan sınırları içindeyse, 2 bin lira başvuru ücreti ödeyecek. Belediye ve mücavir alan dışındakiler için ücret bin lira olacak. Ancak bu ücretler daha sonra satış bedellerinden düşecek. Arazi bedeli bu ücretlerin altında ise arazi ücretinin yarısı peşin olarak tahsil edilecek.

Hak sahiplerine satış işlemi, başvuru tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde tamamlanacak.

Hak sahipleri satış bedelini taksitli de ödeyebilecekler. Buna göre satış bedelinin yüzde 10’u kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 2 ay içinde ödenecek. Kalan bölüm ise en fazla 4 yılda; 8 eşit taksitte ödenecek. Vadeye göre kanuni faiz işletilecek. Bu kişiler borç ödeme tamamlanmadan taşınmazlarını ‘şartlı’ olarak bir başkasına satabilecek. Borcun kalan kısmından alıcı sorumlu olacak. Kişiler, ödemelerini zamanında yapmazlar ise ödedikleri tutarlar kendilerine ‘faizsiz’ olarak iade edilecek. Ve ‘doğrudan satın alma hakları’ düşmüş olacak. Ancak taksitlerden ikisinin zamanında ödenmemesi yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmeyecek.

Hak sahiplerine doğrudan satılması gereken taşınmazlardan, bazıları hak sahiplerine satılamayacak. Kamu hizmetlerine ayrılan ya da bu amaçla kullanılan veya özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken ya da Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar” da hak sahiplerine satılmayacak.

Ancak bunların yerine talep edilmesi halinde, başka bir taşınmaz satılabilecek. Bu teklifi kabul etmeyenler doğrudan satış hakkından yararlanamayacaklar. Başka talepte bulunamayacaklar. Hak ve tazminat talep edemeyecekler. Dava bile açamayacaklar.

Bir bölgenin gecekondu ve kentsel dönüşüm amacıyla 'proje alanı' ilan edilmesi durumunda, bu bölge içinde kalan özel mülklerde de söz hakkı idareye geçecek. Proje alanını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya ilgili büyük şehir ya da diğer belediyeler ilan etme yetkisine sahip olacak. Ancak proje alanı sınırlarının belirlenmesinde son söz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın olacak. Bakanlık, idarenin talebini 15 gün içinde değerlendirecek. Bu talebi değiştirme hakkına sahip olacak.

Aynı proje alanı için birden fazla teklif olması halinde, öncelik TOKİ’de olacak. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından proje alanı belirlenmesi halinde, öncelik Bakanlığa geçecek. Proje alanı içindeki taşınmazlar, hak sahiplerince satın alınabilecek. Ya da onlar ilgili idareye bu haklarını satabilecekler. Ama hak sahipleri, taşınmazları doğrudan başka birine satamayacaklar.

Bu arazilerin satışından elde edilecek gelirler, bütçeye gelir kaydedilecek. Ancak bunlar verimsiz orman alanlarının ıslahı, nakledilecek orman köylülerine ait taşınmazların kamulaştırılması, 2/A alanlarının ıslah, imar ve ihyası, iskanı, orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi ve 2/A ve 2/B alanlarının en az 2 katı yeni orman alanlarının tesisi için kullanılacak.

2B Arazilerinin Satışı Nasıl Gerçekleştirilecek?

Üzerinde çalışılan düzenlemeyle belediye mücavir alan sınırları içinde yapılaşma bulunan yerlerdeki binaların, kullanım alanlarıyla birlikte, rayiç bedel üzerinden ve 4 yıl vadeyle hak sahiplerine satılması öngörülüyor.

Yaklaşık 4 yıldır tartışılan 2-B arazilerinin satışına ilişkin yasa taslağı konusunda çalışmalar hızlandırıldı. Maliye Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün bünyesinde yer aldığı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yetkililerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında çeşitli çalıştay ve toplantılar da gerçekleştiriliyor.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2-B alanlarıyla ilgili kadastro ve tescil çalışmalarındaki son durumun da ele alındığı toplantılarda, orman dışına çıkarılan Hazine arazilerinin değerlendirilmesi konusundaki yasa taslağına da son şekli verilmeye çalışılıyor.

VATANDAŞA RAYİÇ BEDEL ÜZERİNDEN SATIŞ

Halen üzerinde çalışılan taslak ile 2-B'lerin bir bölümünün tekrar ormana dönüştürülmesi, üzerinde yerleşim yerleri bulunanların hak sahiplerine satılması, daha önce tapu verilenlerin de harca tabi değer üzerinden eski sahiplerine iadesi planlanıyor.

Taslakta getirilen düzenlemeler şöyle planlanıyor:

-Belediye mücavir alan sınırları içinde yapılaşma bulunan yerler (yerleşim yerleri), bina ve bahçe gibi kullanım alanlarıyla birlikte metrekare sınırlaması olmaksızın hak sahiplerine doğrudan satılabilecek.

400 METREKARELİK SINIR KALDIRILDI

Daha önce hazırlanan taslakta Maliye Bakanlığı tasarrufuna geçen ve üzerinde yapılaşma olan taşınmazlardan 400 metrekareye kadar olanların tamamı, üzerindeki yapılar bu miktardan fazla ise yapının oturduğu kadar alanın satışına imkan tanınmıştı. Yeni düzenlemede 400 metrekarelik sınır kaldırıldı.

- Belediye mücavir alan sınırları dışında kalan, 100 dönüme kadarki tarım arazileri de, sulu-kuru ayrımı yapılmaksızın hak sahiplerine doğrudan satılabilecek.

- Tarım arazileri dışında kalan, üzerinde yapılaşma bulunan ve Maliye Bakanlığınca uygun görülen taşınmazlar, Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ), büyükşehir belediyelerine ve ilçe belediyelerine kentsel dönüşüm projeleri gerçekleştirmek üzere devredilebilecek.

BU TAŞINMAZLARIN TAPU KAYITLARI GEÇERLİ OLACAK

-Devlet tarafından gerçek ve tüzel kişilere dağıtılan, iskanen verilen, özelleştirilen ya da hisseleri devredilen taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilecek. Bu şekilde devletin daha önce dağıttığı, tapu ve iskan verdiği, ancak daha sonra 2-B kapsamına aldığı yerler, eski sahiplerine bedelsiz verilmiş olacak.
- Kişiler adına herhangi bir şekilde tapu kaydı oluşturulmuş yerler de, harca esas değer üzerinden eski maliklerine verilecek. Buna göre, eskiden tapusu verilip, daha sonra 2-B diye şerh konulan araziler, hak sahiplerine devredilecek.

- Yerleşim amacına uygun ifraz (ayırma) ve tescil edilen yerlere naklen yerleştirilecek orman içi köyler halkı, Çevre ve Orman Bakanlığınca tespit edilecek. Nakil ve yerleştirme işlemleri, Orman ve İskan Kanunlarına göre yapılacak.

'5 YIL' ŞARTI GELİYOR

-Hak sahibi kabul edilmek için kişinin söz konusu taşınmazı, kadastro çalışmasının tamamlandığı tarih itibariyle geriye dönük olarak 5 yıl kullanmış olma şartı aranacak.

MÜRACAT NASIL OLACAK?

- 2-B'lerin satışını Maliye Bakanlığı koordine edecek. 2-B'leri satın almak isteyen hak sahipleri, 1 ay içinde başvuracak. Taslakta yer alan bu süre, gerek görülmesi halinde uzatılabilecek. Başvurular, illerde defterdarlıklara, ilçelerde ise mal müdürlüklerine yapılacak.

- 2-B arazilerini almak isteyen hak sahiplerinden müracaatları sırasında, satış tutarından mahsup edilmek üzere 10 bin liraya kadar başvuru bedeli alınacak. Söz konusu bedel, bölgeler, iller, ilçeler ve arazinin konuma göre farklılık gösterecek. Bu çerçevede Kanunun yayımlanmasından sonra Maliye Bakanlığı'nca başvuru bedellerine ilişkin bir Tebliğ yayımlanacak.

- Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülen yerler, yeniden ağaçlandırılmak üzere bu kuruma tahsis edilecek. Taslağa göre, ''orman içi köyler halkının nakledilmesi sonucu boşaltılan orman içindeki arazi, yapı ve tesis yerleri Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından öncelikle projelendirilecek ve devlet ormanı olarak ağaçlandırılacak''

RAYİÇ BEDEL ÜZERİNDEN SATIŞ

- 2-B'ler rayiç bedelleri üzerinden satılacak. Rayiç bedellerinin belirlenmesinde Hazine taşınmazlarının satışındaki kurallar geçerli olacak. Bu çerçevede il ve ilçelerdeki takdir komisyonları, hak sahiplerine satılacak 2-B alanlarıyla ilgili değer tespitinde bulunacak.

- 2-B arazilerinin üzerinde çok katlı yapıların bulunması halinde, önce zeminin değeri belirlenecek daha sonra daire başına düşen hisse tutarı hesaplanacak. Böylece bu durumdaki hak sahiplerine hisseli satış yapılacak.

- 2-B'lerin satışı da, Hazine taşınmazlarının satışına ilişkin esaslara tabi olacak. Ancak Hazine taşınmazlarının bedellerinin ödenmesindeki 2 yıllık taksit süresi, 2-B arazileri için 4 yıl olarak uygulanacak. Hak sahipleri isterlerse bedeli peşin, isterlerse de faiziyle 4 yıl taksitle ödeyebilecek.

- 2-B'lerin satışından elde edilen gelirler, orman köylüsünün kalkındırılması, orman köylüsünün nakli ve yeni orman alanlarının ıslahı için kullanılacak.

2-B ALANLARI

2-B'ler ''31 Aralık 1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerden, tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanlarının Hazine adına orman dışına çıkarılması uygulaması'' olarak tanımlanıyor.

2-B’YE İLİŞKİN TÜRKİYE DEĞERLEME UZMANLARI BİRLİĞİ GÖRÜŞÜ:

2010 yılında Sermaye Piyasası Kanunu ile kurulan Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, 2B arazilerinin değerlemesinde ve kentsel dönüşüm projelerinde görev alması beklenen SPK lisanslı uzmanlar ile değerleme sektörünün önde gelenlerini aynı çatı altında bir araya getiriyor.

Sermaye Piyasası Kanunu'na dayalı olarak kurulan Birlik üyeleri, en az 4 yıllık üniversite mezunu, gayrimenkul değerlemesi alanında asgari 3 yıl tecrübe sahibi ve Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) lisanslamaya ilişkin düzenlemeleri çerçevesinde Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı Lisansı almaya hak kazanmış 1.564 uzmandan oluşuyor.

Bekir Yener Yıldırım'ın Başkanlık görevini yürüttüğü Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, statüsü gereğince yıllık katkı payı vermekle yükümlü 107 lisanslı gayrimenkul değerleme şirketi ve 1.564 uzmanı aracılığıyla, Türkiye çapında yaygın ve örgütlü bir şekilde mesleğin ilke ve kurallarına uygun olarak gayrimenkul değerleme hizmeti verilmesinde önemli bir rol oynuyor.

Birlik, tarafsız uluslararası ve yerel standartlar çerçevesinde, mesleki kalite ile etik kuralları dikkate alarak ve fiyat odaklı olmayan bir yaklaşımın benimsenmesine öncülük ederek, gayrimenkul değerleme faaliyetlerini sürdürmeyi ve bu doğrultuda değerleme standartlarını yükseltmeyi amaç ediniyor. Ayrıca, Birlik, son dönemde gündemde olan orman vasfını yitirmiş 2B sınıfındaki arazilerle ve kentsel dönüşüm düzenlemeleri ile ilgili yapılacak değerleme faaliyetlerinde yetkin bir isim olarak öne çıkıyor. SPK tarafından listeye alınmış lisanslı gayrimenkul değerleme şirketlerini ve uzmanlarını bünyesinde buluşturan Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, 2B ve kentsel dönüşüm düzenlemeleri kapsamında yapılacak işlemlerde ilgili tarafların hak kaybına uğramayacağı şekilde, değerleme hizmetinin meslek mensubu profesyonellerce verilmesi gerektiği yönünde görüş bildiriyor.

Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği Başkanı Bekir Yener Yıldırım, konut finansman sistemi ve sermaye piyasası mevzuatı kapsamında Birlik üyesi uzmanlar ve lisanslı değerleme şirketlerince yapılan değerlemelerin, mesleğin gerektirdiği özen ve disiplin içerisinde yürütüldüğünü aktarıyor. Yıldırım, ayrıca, değerleme alanındaki standartlar ile mesleki kuralların daha da geliştirilmesi için çalışan Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği'nin ülkemizdeki değerleme faaliyetlerinin tarafsızlığı açısından büyük önemi olduğunu ifade ediyor. Türkiye'de değerleme mesleğinin kurumsallaşması konusunda ilk adımları atan Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yaptığı düzenlemelerin ve son dönemde sektöre verdiği desteğin değerleme sektörünün gelişimi ile tarafsızlığı açısından hayati öneme sahip olduğunu da sözlerine ekliyor.

Yakın bir zamanda Ekonomi Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü tarafından bazı alanlardaki değerleme faaliyetlerinde özel olarak yetkilendirildiklerini ifade eden Yıldırım şu şekilde devam ediyor: "Her geçen gün daha da gelişen kentlerimizde sağlıklı bir dönüşüm planlaması yapılabilmesi adına, Birliğimiz üyelerinin ve lisanslı değerleme şirketlerinin, 2B arazileri, kamulaştırma ve kentsel dönüşüm işlemleri ile ilgili değer tespitlerinde aktif olarak rol alması gerektiğine inanıyoruz." dedi.

Yetkililer, kentsel dönüşüm ve 2B arazilerini ilgilendiren konularda yapılması planlanan düzenlemelerin kısa bir süre içerisinde TBMM'de değerlendirilmesini beklediklerini ifade ediyor. Bu doğrultuda gerçekleştirilmesi öngörülen düzenlemelerde Birlik üyelerine bazı yetkiler verileceği de belirtiliyor. Sözkonusu düzenlemelerin önemi düşünüldüğünde doğru, tarafsız ve tartışmadan uzak değer tespiti için bu yöndeki yetkilendirmelerin büyük önem taşıdığı gerçeğinin altı birçok uzman kişi ve kuruluş tarafından önemle çiziliyor.

Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği Başkanı Bekir Yener Yıldırım, tüm bu gelişmelere ve Birlik üyelerine verilecek görev ve sorumluluklara hazırlık niteliğinde değerleme sektörünün kapsamlı bir çalışma içerisinde olduğunu, kısa bir süre sonra Birliğin "Disiplin ve Değerlendirme Yönetmeliği"nin SPK tarafından onaylanarak yürürlüğe sokulmasını beklediklerini ve hemen ardından da Uluslararası Değerleme Standartları kapsamında yapılandırılacak Türkiye değerleme standartları modelini yayınlamayı planladıklarını ekliyor.

Birlik, bu standartlarla ilgili çalışmalarını geniş katılımlı bir grupla sürdürüyor. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER), Lisanslı Değerleme Şirketleri Birliği Derneği (LİDEBİR), Değerleme Uzmanları Derneği (DUD) ve Birlik üyeleri ile yetkililerinin katılımıyla sürdürülen değerleme standartları çalışmaları aracılığıyla Birlik, konu ile ilgili yapılması gereken düzenlemelere dikkat çekmeyi hedefliyor.
Okunma Sayısı: 3927   |   Güncelleme Tarihi: 04.02.2012
Sayfayı Yazdır


  Diğer Makaleler
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kurumsal
Biz Kimiz?
İlkelerimiz
Profesyonel Ekibimiz
Nasıl Çalışırız?
Nasıl Değerleme Yapıyoruz?
Nasıl Raporlarız?
Sürekli Bilgilendirme Raporu
Üye Kuruluşlar
Basında Anreva


Hizmet Sektörleri
Kamu
Bankacılık
Bağımsız Denetim Şirketleri
Halka Açık Anonim Ortaklıklar
Özel Sektör
Yabancı Yatırımcılar
Bireysel Yatırımcılar
Vakıflar ve Dernekler


Mevzuat
Yasal Mevzuat
Makaleler
Haberler
Kanunlar
Yönetmelikler
Tebliğler


Kariyer
İK Politikası
Açık Pozisyonlar
İK Formu
İletişim
Adres & Kroki
Fatura Bilgilerimiz
Talep Formu
İletişim Formu
Faydalı Köprüler
Sizin için Ne Yapabiliriz?



Anasayfa | Site Haritası | Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri

Ehlibeyt Mh. Ceyhun Atıf Kansu Cd. 1271. Sk. No:15/9 Balgat - Ankara
T: +90 (312) 474 00 74 | F: +90 (312) 474 00 55
W:www.anreva.com.tr | E: bilgi@anreva.com.tr
Site içerisinde yer alan yazılı ve görsel içerik ANREVA tarafından sağlanmaktadır. İzinsiz kopyalanamaz,
kaynak gösterilerek iktibas edilemez. Her hakkı saklıdır. 2013 ©